Hissetmediğim değil ama hissetmemeyi tercih ettiğim her şey bir anda hücum ediyor baskısı olmayanların kırıyor kemiklerimi birer birer bendenimle birlikte ruhumda haykırıyor acılar içinde kıvrılırken korkuyla titreten korkunç yüzünü buz gibi kollarını arıyorum yine o karanlık bir zamanların ihtişamlı yalnız kalesinde ufacık bir çatlaktan boşalıyor sonsuz ve yok olan etlerimi sıyırıyor kemiklerimden hüzünle ve ağlıyor usulca yarattığı şiddetin karşısında acının yok olacağı karanlıkta olmayan gözlerin tekrar açılacağı o ana kadar ağlıyor şimdiden kırık parmaklar kayıp giderken olmayan ellerinden nefret kıskançlık duymadan daha fazla acıyamayacak olanı acıtmamaya çalışırken yok olup gidiyor bir anda ve ne onun umurunda ne de evrenin o kadar hızlı ve bir o kadarda küçük zavallı
0 yorum:
Yorum Gönder